İçeriğinde bulunan polinükleotidler sayesinde cilt dokusundaki hasarları onarmaya yardımcı olur. Yıpranmış, mat, elastikiyetini kaybetmiş veya ince çizgilerle belirginleşmiş bir cilde daha sağlıklı bir yapı kazandırmayı amaçlar. Rejuran’ın temel farkı, cildi dışarıdan doldurmak yerine içeriden iyileştiren bir mekanizma sunmasıdır.
Ciltte Nasıl Bir Etki Oluşturur?
Uygulanan polinükleotidler, cilt hücrelerinin kendini yenileme döngüsünü hızlandırır. Bu süreçte kolajen sentezi desteklenir, dokuların kendi bütünlüğü güçlenir ve cilt daha esnek bir yapıya kavuşur. Işıltı artışı, ince kırışıklıklarda yumuşama, gözeneklerin toparlanması ve genel anlamda daha diri bir görünüm, tedavinin sunduğu temel sonuçlardır. Özellikle cilt bariyerinin güçlenmesi sayesinde nem kaybı da belirgin şekilde azalır.
Kimler İçin Uygundur?
Cilt yaşlanmasının ilk belirtilerini yaşayan kişilerde olduğu kadar elastikiyet kaybı ileri düzeye ilerlemiş ciltlerde de tercih edilebilir. Hassas ciltler, akne izleri bulunan kişiler veya uzun süre güneş hasarı yaşamış bireyler için de uygun bir tedavidir. Hem kadınlarda hem erkeklerde güvenle uygulanabilir. Cildini yenilemek isteyen ancak dolgu etkisi istemeyen kişiler tarafından sıklıkla tercih edilir.

Uygulama Süreci Nasıl İlerler?
İşlem genellikle kısa sürer ve lokal anestezik kremle cilt rahatlatıldıktan sonra uygulanır. İnce uçlu mikro enjeksiyonlarla Rejuran dermis tabakasına verilir. Uygulama sonrası hafif kabarıklıklar görülebilir, bu görüntü birkaç saat içinde kaybolur. Tedavi süreci genellikle bir kür şeklindedir ve belirli aralıklarla yapılan seanslar daha kalıcı bir yenilenme sağlar. Günlük yaşama dönüş çoğu kişide aynı gün mümkündür.
Tedavinin Sağladığı Ek Avantajlar
Rejuran yalnızca yaşlanma belirtilerini hafifletmekle kalmaz; cilt dokusunun uzun vadede daha güçlü hale gelmesine katkıda bulunur. Nem tutma kapasitesinin artması, cildin çevresel etkenlere karşı daha dayanıklı hale gelmesi ve daha pürüzsüz bir dokunun ortaya çıkması bu avantajlardan bazılarıdır. Düzenli uygulamalar cilt kalitesinde gözle görülür bir iyileşme sağlar ve doğal bir parlaklık ortaya çıkarır.
Farklı Bölgelerde Kullanım Alanları
Rejuran yalnızca yüz ile sınırlı değildir; boyun, göz çevresi ve dekolte gibi ince derili alanlarda da etkili sonuçlar yaratabilir. Özellikle göz altı bölgesinde koyuluk, morluk eğilimi veya ince kırışıklık mevcutsa, Rejuran’ın onarıcı yapısı bu bölgede belirgin şekilde fark edilir. Cilt dokusunun inceldiği her alanda güvenle kullanılabilir.
Sık sorulan sorular
Rejuran’ın etkileri ne zaman ortaya çıkar?
İlk parlaklık birkaç gün içinde fark edilir, fakat esas iyileşme cilt onarım döngüsüne bağlı olarak 3-4 hafta içinde belirgin hale gelir.
Kaç seans önerilir?
Genellikle 3-4 seanslık bir protokol uygulanır. Cilt ihtiyacına göre daha uzun kürler de planlanabilir.
Ciltte şişlik veya iz kalır mı?
Uygulama sonrası geçici kabarıklıklar olabilir ancak saatler içinde kaybolur. Kalıcı iz bırakmaz.
Rejuran dolguyla aynı şey midir?
Hayır. Dolgu hacim kazandırırken Rejuran cildin kendi yenilenme mekanizmasını harekete geçirir ve dokuyu içeriden iyileştirir.
Sonuçlar kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Uygulamanın size uygun olup olmadığına ön görüşmede uzmanımızla birlikte karar verilir.









